Anasayfam Yap | Künye | İletişim | Reklam

    Anasayfa

   Resim - Fotoğraf

    Sahne Sanatları
    Müzik - Konser
    Sinema - Tv
    Kültür - Edebiyat
    Tarih - Arkeoloji
    Tasarım - Mimari
    İnsan - Polemik
  ●  Bizden Haber
  ●  Yazarlar
  ●  Yasal Uyarı
  ●  Linkler

 

Bizi Facebook'tan Takip edin Bizi Twitter'den takip edin

 

Üye / Yazar Girişi

 Kullanıcı :

 Parola   :

  Kayıt Ol

 

 

Kuzgunun Rüyaları

ŞEHİR TİYATROLARI
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

  


 

 

 

 

 

 

SATRANDž

Satranç müthiş bir oyundur. Matematik oyunu. Kuralları vardır, hamleler vardır ve doğru zamanda doğru hamleler ile oyun kazanılır.

Ben hayatı satranç oyununa benzetiyorum.

Hamlelerde hayatta ki seçimlerimiz. Doğru zamanda doğru piyonu oynamak. Elimizdeki kuvvetleri bilmek, ileriyi görerek hamle yapmak.

Birçoğumuz mutlaka ileriyi görerek hamleler yapıyoruz zaten böyle davranan insanlar da hayatta başarıyı elde etmişler. Duygularını fazlasıyla hamlelere koymuş insanlar ise gittikleri yolda bazen gerçek taşları atlıyorlar, kimisinde şans yaver giderse bir yanlış hamle sonrası toparlanıp doğru atak ile başarıya ulaşıyor.

Ya arka arkaya yanlış hamle yapanlar ŞAH/MAT…

Oyunu başarı ile bitirmek için gidilen yolda kimi zaman önümüze piyonlar çıkar, bizi oyalarlar aklımızı karıştırırlar, keyifli gelirler ilk başta ama onlar ile oyalanırken esas olan hedef şaşar. Veya kaçar.

Hayatta ne çok doğrudur, veya en doğru diye bir şey varmıdır? Tüm çabamızla yol almaya çalışırken çok yorulabiliriz, o yorgunluklar ile elde ettiğimiz, ulaştığımız değerler anlamını da yitirebilir veya elimize aldığımızda aslında onca emeğe layık olmadığı anlaşılır, veya tam tersi esas sizin için doğru yol gelinen yoldur. Yok mu böyle olaylar başınıza gelmedimi?

Bir arkadaşım mesela kariyeri çok yüksek ve gittikçe yükselecek bir meslekte olan biriyle evlendi. Aile tam aileydi, evi arabası, yazlığı, kışın kayak seyahati yazın mutlak güney seyahati olan oldukça yakışıklı bir adamdı kocası. Gel aman git zaman mutlu olamadılar severek evlenmiş olsalar da boşandılar. İkisi de ayrı yollarda ayrı insanlarda buldu mutluluğu . Kız arkadaşım seçtiği ikinci insanda esas mutluluğu yakaladı, evet yakışıklıydı ikincisi de ama ev, araba,yazlık yoktu. İkisi yılmadı karşılarına çıkan engel piyonlar onları yıldırmadı ve şimdi mutlu mesut iki evlatları ile başarıya kadeh kaldırıyorlar. Satranç taşlarını iyi oynadılar, seçimlerini iyi yaptılar.

Bir başka örnek de üniversite yıllarında ilk tercihini kazanan bir arkadaşım oldukçada yüksek puanlar ile girdiği çok iyi okula bir sene dayanarak ikinci sene esasında kendi için en doğru seçimin de olduğunu anladığı güzel sanatlara eğiliyor ve şimdi kariyerinde doçentliğe oynuyor. İnanılmaz üretiyor ve kişiliğini eserlerinde konuşturuyor.

Çok doğru gibi gözüken aslında en doğru olmaya biliyor, büyükler derki her zaman; ‘’hayırlısı ise olsun’’ büyüdükçe hayatın içine girdikçe anlıyorum ki gerçekten öyle.

Sürekli işinden, hayatından, paylaşımlarından mutsuzluk ile söz eden bir adama Tanrı madem sıkılıyorsun alıyorum hayatından bazı yaşadıklarını diyor. Ya işinden ayrılıyor, ya eşinden yada bulunduğu ortamdan, takiii o zaman anlıyor insanoğlu yanlış yaptığını. Ama geçmiş olsun.

İş yaşamına ilk atım attığım yıllarda, gerek duruşu gerek aklı ve vizyonu ile çok başarılı bulduğum bir büyüğüm bana; sen sen ol çok sinirlenebilirsin iş yaşamı bu. Ama asla aniden ağzına ilk geleni hemen söyleme, ortamdan 1 sn uzaklaş düşün rahatla dön. Aynı sinirlilikle ve kendini çok haklı görüyorsan konuş her zaman sen kazanırsın demişti. Zaman geçti seneler birbirini kovaladı bunu hiç unutmadım ve çok doğru olduğunu hep gördüm. Asabiyet ile, o anki sinirlilikle söylenen yapılan düşüncesiz hareketler sadece ama sadece insanın kendisine zarar veriyor. Öfke ile kalkan zarar ile oturur atasözü gibi.

Ben haklıyımcılar en tehlikeli olanlar bence. Kimse tüm konularda haklı olamaz. Olsalar bile karşı görüşlerde olup da doğru olabilecek birçok şey var aslında. Tek doğru diye bir şey yok. İnandığın sana daha doğru gelenler olabilir sadece.

Sizi hiç dinlemeyenler var, her şeyi onlar en iyi bilirler ‘’sen bunları dediğin gibi iyi bilseydin bu yerde değil başka yerlerde olurdun’’ diyesiniz gelir ama ya tutarsınız kendinizi yada haydeee deyip yürüyüp gidersiniz. Onlar anlamaz sizi kendini koymuştur bir yere kral gibi oturur ama kralcıktır aslında.

Hayat satranç gibidir, etrafınızda seçtiğiniz arkadaşlardan, kocanızdan, karınızdan, işinizden yaşam felsefenizden, engellerden, atladıklarınızdan, atlayamadıklarınızdan… hepsi taşlardır elinize doğru taşı almak dileğiyle…

BOL ŞANS HAYAT DENEN SATRANÇ OYUNUNDA.


Perrin GÖKDEMİR ÜLKER
20.11.2012

Facebook ta paylaş


Yazarın Tüm Yazıları...  -   Yazar'a mesaj yaz  -   Yorum Yaz 









 

Yorum Yaz

 

Tavsiye Et

Okuyucu Yorumları


 

SanatsalHaber Basın Konseyi üyesi olup Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. SanatsalHaber'de yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede yayınlanan yazı ve fotoğrafların her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Copyright © 2008-2021 SanatsalHaber.com.